Mustafa:
1. Gelecek postasında Nisan'da iki yazı olması için ay bitmeden bir yazı daha yayınlamak
2. Türkiye Bilişim Derneği'nin 10. bilim kurgu yarışması için öykünün ilk taslağını bitirmek
3. Bilinçsiz yeterli kitabı için bir bölüm daha yazmak
4. Bilinçsiz yeterli atölye çalışmasını yayınlayacağım bir blog oluşturmak
Kadir:
1. MVP (Microsoft Most Valuable Professional) sitesindeki kişisel bilgileri güncellemek
2. PC World'deki bloga yeni bir girdi yazmak
Ortak:
1. Perşembe günü Marmara Üniversitesi'ndeki etkinlik ardından, finansal bilinçle ilgili ortak çalışmanın nasıl yapılabileceğini birlikte tartışmak.
28 Nisan 2008 Pazartesi
Dört adam özgürlüğünü arıyor ama iki adam birlikte aramaya daha kararlı
Kadir ve ben, birlikte haftalık hedefler koyup birlikte değerlendirmeye karar verdik.
Ve ben buradan kendisine bu hedefleri ve sonuç değerlendirmelerini burada herkese açık olarak yapmayı öneriyorum.
Okuyucular için de ilginç bir deneyim olabilir.
Bilinçli bir Truman şov gibi bir şey yani...
Ve ben buradan kendisine bu hedefleri ve sonuç değerlendirmelerini burada herkese açık olarak yapmayı öneriyorum.
Okuyucular için de ilginç bir deneyim olabilir.
Bilinçli bir Truman şov gibi bir şey yani...
11 Nisan 2008 Cuma
Dünyanın problemi: Finansal okur yazarlık
İngilizce makale okuyabilirseniz The Economist'te yayınlanmış bu makaleyi kesinlikle okuyun:
http://www.economist.com/displaystory.cfm?story_id=10958702&CFID=2134922&CFTOKEN=22848448
Vakti olmayanlar ya da okuyamayacaklar için kısa kısa çeviri alıntılar:
- Amerikan konut piyasalarındaki sorunun temelinde bireylerin finansal cehaleti yatıyor.
- Değişken faiz oranlarıyla mortgage kredisi kullanmış insanların büyük kısmı, faizlerin artması durumunda ödemelerinin artacağını bile bilmiyor.
- Borcunu ödeyemez duruma gelip evini kaybedenlerin yüzde 40'ı, toplam alınan borçların sadece yüzde 7'sini oluşturan değişken faizli kredi kullanlar arasında.
- Bireylerin finansal cehaleti gelişmiş ülkelerin bile neredeyse tamamında büyük bir problem durumunda.
- Eskiden finansal cehaletin sadece gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu olduğu sanılırken bireysel finansal cehaletin gelişmiş ülkelerde de büyük bir sorun olduğunun son yıllarda farkına varıldı.
- Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre Amerika'daki kredi kartı sahiplerinin dörtte biri, yüksek faizlere rağmen sık sık borcun tamamını ödemiyor.
- Yine aynı araştırmaya göre kart sahiplerinin kredi kartlarının borcunu kapatmadıklarında ne oranda bir faiz ödediklerinden haberleri bile yok.
- İngiltere'de yapılan başka bir çalışma, yetişkinlerin dörtte birinin, emeklilik ödemelerinin hisse senetlerine yatırıldığını bilmediği ortaya çıktı.
- Dünyanın seçme okullarında okuyanların, hatta MBA yapanların bile nominal ve gerçek faiz oranı arasındaki fark gibi basit unsurları bile bilmediği iddia ediliyor.
- Finansal kararların giderek bu konuda cahil olan bireylerin sorumluluk alanına daha fazla itilmiş olması problemi büyütüyor.
- Örgün eğitim kurumlarında finansal okur yazarlık üzerine hemen hemen hiç çalışma yapılmıyor.
- Bu tür eğitimler yapıldığında ise, verim alınıp alınmadığı tartışma konusu.
- Finansal okur yazarlığı aktarması gereken öğretmenlerin kendileri de zaten bu konuda cahil.
- Para yönetimiyle ilgili temel kavramların 14 yaşından önce çocuklara öğretilmesi çok daha etkin sonuçlar doğuruyor.
- Finans üzerine eğitim almış insanlar, hatta bu alanda çalışan kişiler bile, günümüzün karmaşık finans dünyasında doğru kararlar almakta zorlanıyorlar.
- Finansal kararların karmaşıklaşmış olması bireylerin işini çok daha zorlaştırıyor.
- Kredi kartlarıyla ilgili insanların daha iyi bilgilendirilmesi önemli. (Kişisel notum: Gelişmiş dünyayı ev kredilerinden daha fazla, kredi kartlarında biriken borçlar zorlayacak gibi görünüyor.)
- Özellikle Amerika başta, gelişmiş ülkelerde insanların önemli bir kısmı hiç tasarruf yapmıyor. Tüm kazandığını hatta daha da fazlasını tüketmeye alışmış insanların gelirlerinin bir kısmını tasarruf etmeye başlaması çok zor bir alışkanlık değişimi.
Kişisel bir not: Kişilere daha fazla ve daha fazla borç yükleyerek faizler üzerinden gelir kazanma modelini yıllardır uygulayan ve bunu yaparken de kişilerin bireysel finansal cehaletlerinden yararlanan finansal kuruluşlar ipin ucunu kaçırdılar. Bu kontrolsüz borçlanma ortamı, bir saadet zincirinden başka bir şey değil. Türkiye'de daha sonra sisteme giren insanların parasının önemli bir kısmını daha önce girmiş olanlara kar payı olarak dağıtan firmalar nasıl pek çok insanın birikimlerini batırdıysa dünya finansal piyasalarında da benzer bir durum yaşanıyor. Finansal sistemler bir saadet zincirine dönüştürüldüğü için ve hayali paralarla gerçek finansal değerler arasındaki kaldıraç etkisi çok abartıldığı için finans dünyası kaçınılmaz bir aşağı eğimde tutunmaya çalışıyor.
Kişisel bir başka not daha: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Kendi parasını yönetmeyi bilmemekten daha büyük bir ayıp ve cehalet olamaz. Paranızı öğrenmeye çalışın ve çocuklarınıza da öğretin.
http://www.economist.com/displaystory.cfm?story_id=10958702&CFID=2134922&CFTOKEN=22848448
Vakti olmayanlar ya da okuyamayacaklar için kısa kısa çeviri alıntılar:
- Amerikan konut piyasalarındaki sorunun temelinde bireylerin finansal cehaleti yatıyor.
- Değişken faiz oranlarıyla mortgage kredisi kullanmış insanların büyük kısmı, faizlerin artması durumunda ödemelerinin artacağını bile bilmiyor.
- Borcunu ödeyemez duruma gelip evini kaybedenlerin yüzde 40'ı, toplam alınan borçların sadece yüzde 7'sini oluşturan değişken faizli kredi kullanlar arasında.
- Bireylerin finansal cehaleti gelişmiş ülkelerin bile neredeyse tamamında büyük bir problem durumunda.
- Eskiden finansal cehaletin sadece gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu olduğu sanılırken bireysel finansal cehaletin gelişmiş ülkelerde de büyük bir sorun olduğunun son yıllarda farkına varıldı.
- Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre Amerika'daki kredi kartı sahiplerinin dörtte biri, yüksek faizlere rağmen sık sık borcun tamamını ödemiyor.
- Yine aynı araştırmaya göre kart sahiplerinin kredi kartlarının borcunu kapatmadıklarında ne oranda bir faiz ödediklerinden haberleri bile yok.
- İngiltere'de yapılan başka bir çalışma, yetişkinlerin dörtte birinin, emeklilik ödemelerinin hisse senetlerine yatırıldığını bilmediği ortaya çıktı.
- Dünyanın seçme okullarında okuyanların, hatta MBA yapanların bile nominal ve gerçek faiz oranı arasındaki fark gibi basit unsurları bile bilmediği iddia ediliyor.
- Finansal kararların giderek bu konuda cahil olan bireylerin sorumluluk alanına daha fazla itilmiş olması problemi büyütüyor.
- Örgün eğitim kurumlarında finansal okur yazarlık üzerine hemen hemen hiç çalışma yapılmıyor.
- Bu tür eğitimler yapıldığında ise, verim alınıp alınmadığı tartışma konusu.
- Finansal okur yazarlığı aktarması gereken öğretmenlerin kendileri de zaten bu konuda cahil.
- Para yönetimiyle ilgili temel kavramların 14 yaşından önce çocuklara öğretilmesi çok daha etkin sonuçlar doğuruyor.
- Finans üzerine eğitim almış insanlar, hatta bu alanda çalışan kişiler bile, günümüzün karmaşık finans dünyasında doğru kararlar almakta zorlanıyorlar.
- Finansal kararların karmaşıklaşmış olması bireylerin işini çok daha zorlaştırıyor.
- Kredi kartlarıyla ilgili insanların daha iyi bilgilendirilmesi önemli. (Kişisel notum: Gelişmiş dünyayı ev kredilerinden daha fazla, kredi kartlarında biriken borçlar zorlayacak gibi görünüyor.)
- Özellikle Amerika başta, gelişmiş ülkelerde insanların önemli bir kısmı hiç tasarruf yapmıyor. Tüm kazandığını hatta daha da fazlasını tüketmeye alışmış insanların gelirlerinin bir kısmını tasarruf etmeye başlaması çok zor bir alışkanlık değişimi.
Kişisel bir not: Kişilere daha fazla ve daha fazla borç yükleyerek faizler üzerinden gelir kazanma modelini yıllardır uygulayan ve bunu yaparken de kişilerin bireysel finansal cehaletlerinden yararlanan finansal kuruluşlar ipin ucunu kaçırdılar. Bu kontrolsüz borçlanma ortamı, bir saadet zincirinden başka bir şey değil. Türkiye'de daha sonra sisteme giren insanların parasının önemli bir kısmını daha önce girmiş olanlara kar payı olarak dağıtan firmalar nasıl pek çok insanın birikimlerini batırdıysa dünya finansal piyasalarında da benzer bir durum yaşanıyor. Finansal sistemler bir saadet zincirine dönüştürüldüğü için ve hayali paralarla gerçek finansal değerler arasındaki kaldıraç etkisi çok abartıldığı için finans dünyası kaçınılmaz bir aşağı eğimde tutunmaya çalışıyor.
Kişisel bir başka not daha: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Kendi parasını yönetmeyi bilmemekten daha büyük bir ayıp ve cehalet olamaz. Paranızı öğrenmeye çalışın ve çocuklarınıza da öğretin.
Etiketler:
finansal özgürlük,
kaldıraç etkisi,
nakit akışı,
para yönetimi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)