11 Haziran 2008 Çarşamba

Finans Uzmanı Olmak Zorunda mıyım?

Önceki iki girdimi çok mu abartılı buldunuz?
Evet bencede öyle...
Ama belki de böyle olmalı. Neredeyse birçok şirketin bile nakit akışını yönetirken uygulamadıkları bir şey bu... Ama basit bir excel tablosuyla bile yönetebileceğiniz bu tablo, belki de finansal bilinçlenme açısından çok önemlidir. Bana göre öyle çünkü...

Gelirinize göre ödemeniz gereken kira ücreti nedir? Siz Türkiye ortalamasının üzerinde mi kira/ev harcaması yapıyorsunuz? Yoksa altında mısınız? Yoksa sizin kendi eviniz mi var? E o zaman ne olacak?

"Ben bunların hiçbirini hesaplamadan da gül gibi geçinip gidiyorum" mu diyorsunuz? Buna da eyvallah. Siz devam edin.

Ben böyle yetiştirilmedim. Kendi çabalarımla kişisel finans bilinci edinmeye çalışıyorum. Öğrendiklerimi de kızıma aktarmaya çalışıyorum. Daha 8 yaşında ama bütçe kavramından haberi var. Harçlıklarını biriktirirken ya da harcarken ne yaptığının farkında olarak parasını yönetiyor. 48 YTL'lik bir XXXoyuncağın çok pahalı olduğunu ve bütçemizi aşacağını ona söylemem gerekmiyor artık. Çünkü o kendi harçlığı çerçevesinden oyuncağın fiyatının bizim bütçemize göre yüksek olduğunu hesaplayabiliyor.

Zalimce mi buldunuz? Evet, ama yaşam da zalim değil mi bu konuda. Hangimiz çocuğumuza istediği her şeyi vermek istemez ki? Düşünün bakalım, doğru olan istedikleri her şeyi vermeye çalışarak bütçeyi ve sinirleri zorlamak mı yoksa ona yaşamın gerçeklerini bu erken yaşta öğreterek ayaklarının yere daha sağlam basmasını sağlamak mı?

Bu girdide konuyu çok derinleştirmiş gibi görünüyor olabilirim. Ama bir noktaya dikkatinizi çekmek istedim: Finansal Bilinç konusundaki yeterliliğimiz sadece bizi değil, ailemizi ve yakın çevremizi de ilgilendiriyor. Mevcut eğitim sistemimizde bu konuda bir başlık olmadığ için çocuklarımızın eğitimi de bizim sorumluluğumuz. Hatta belki de eşlerimizi, anne babamızı, kardeşimizi...

Şimdi konunun dağıldığını düşünüyor olabilirsiniz. Ben size mesajı özetliyeyim:
Kişisel finansal bilincin özü, harcamalarınızı kontrol etmekte yatar. Bu geliri ve borç/alacak ilişkisini de işin içine kattığınızda "nakit akışı yönetimi" olarak isimlendirilebilir. Nakit akışı yönetimi konusunda ustalaşmak, en iyi gelir/harcama/tasarruf/yatırım dengesini bulabilmek için neyi nereye harcadığınızı doğru takip etmeniz gerekir. Bu konuda ne kadar bilgi edinir, ne kadar ileri yöntemler geliştirir ve kullanırsanız o kadar başarılı olursunuz. Kendinizi bu konuda "daha fazlasına ihtiyacım yok" diyerek sınırlamayın. Çünkü var! Çünkü sorumlu olduğumuz insanlar var.

Nakit akışı yönetimini en iyi şekilde öğrenmeli ve sorumlu olduğumuz insanlara en uygun şekilde öğretmeliyiz.

Hanehalkı Harcamalarının Sınıflandırılması

TÜİK hanehalkı tüketim harcamalarının sınıflanmasında COICOP/HBS kullanılmaktadır. COICOP/HBS nin tam açılımı "Classification of Individual Consumption by Purpose Adapted to the Needs of Household Budget Surveys" dır.

Nedir bu? Niye bu kadar teknik kavramlara giriyorum?
Aslında amacım bir süredir detaylı takip etmek istediğim nakit akışı için varsa standart bir sınıflandırma uygulamaktı. Bu konuda yaptığım araştırmalar sonucu TÜİK'in ve birçok ülkenin uyguladığı bir sınıflandırmanın var olduğunu öğrendim: COICOP/HBS. Şimdi harcamalarımı takip ederken artık bu sınıflandırmaya göre takip edeceğim. Böylece hem ülke ortalamasıyla, hem de daha kaliteli ve bilinçli yaşadıkları varsayılan avrupa ülkeleri ortalamalarıyla kendimi karşılaştırma şansı bulacağım.

Bu kişisel finans stratejim açısından önemli. Çünkü eğer tasarruf yapmam gerekiyorsa, bunu hangi harcama kaleminden kısarak yapmam gerektiği konusunda bir fikir verecektir bu tablo. Tabloya bakarak bütçemi hangi kaleme hangi oranda kaydırmam gerektiğini de tespit edebilirim.




Yukarıdaki tabloda 2005 ve 2006 yıllarına ait istatistikleri görüyorsunuz. Aşağıda kalemleri bir liste halinde bulabilirsiniz.

Bu tablo çerçevesinde kendimize neler sorabilir?

- Acaba daha uygun kiralı bir eve mi taşınmalıyım?

- Acaba işime daha yakın bir yere mi taşınmalıyım?

- Acaba cep telefonumu daha az mı kullanmalıyım?

- İnsanlar 1500 YTL civarında yaşamlarını sürdürüyor ama ben XXX lirayla ay sonunu zor getiriyorum. Harcama biçimimi ciddi bir biçimde gözden geçirsem mi?

- ...

Ve işte harcama kalemleri/grupları:

1 Gıda ve alkolsüz içecekler
2 Alkollü içecek, sigara ve tütün
3 Giyim ve ayakkabı
4 Konut ve kira
5 Ev eşyası
6 Sağlık
7 Ulaştırma
8 Haberleşme
9 Kültür, eğlence
10 Eğitim hizmetleri
11 Otel, lokanta, pastane
12 Çeşitli mal ve hizmetler

Not:COICOP için İngilizce detaylı açıklama : http://www.hagstofa.is/uploads/files/Mother_COICOP.pdf

Türkiye'de Hanehalkı Tüketim Harcamaları

Aşağıda TÜİK'ten aldığım bir çalışma özeti var. Türkiye'de hanehalkı harcamalarıyla ilgili bir istatistik. Araştırma 2006 yılı için yapılmış. Ama yine de finansal bilinç açısından bir farkındalık yaratacağına inanıyorum.

Aynen aktarıyorum.




Türkiye genelinde hanehalklarının yaptığı tüketim amaçlı harcamalar içinde en
yüksek payı % 27.2 oranıyla konut ve kira harcamaları alıyor


2006 Hanehalkı Bütçe Araştırması’ndan elde edilen sonuçlara göre; Türkiye genelinde
hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı % 27.2
oranıyla konut ve kira harcamaları alırken, harcamaların % 24.8’i gıda ve
alkolsüz içeceklerden oluşmaktadır. Türkiye genelinde yapılan harcamalar içinde
eğitim hizmetleri harcamalarının payı ise % 2.1'dir.

***

Türkiye’de hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 1 225
YTL’dir


Türkiye’de hanehalkı başına aylık ortalama tüketim
harcaması 1 225 YTL
olarak tahmin edilirken, bu rakam kentsel yerlerde 1 364
YTL, kırsal yerlerde
ise ortalama 973 YTL olarak tahmin edilmiştir.


***

2006 yılında gıdaya ayrılan pay önemli ölçüde değişmezken konut
harcamalarına ayrılan pay artıyor

2006 yılı sonuçları ile 2005
yılında gerçekleştirilen araştırma sonuçları karşılaştırıldığında; 2005 yılında
% 24.9 olan gıda harcaması payının 2006’da % 24.8 olarak gerçekleştiği; konut
harcamalarının % 25.9’dan % 27.2’ye, ulaştırma harcamalarının % 12.6'dan %
13.1'e ve eğitim harcamalarının ise %1.9’dan % 2.1’e yükseldiği; kültür ve
eğlenceyle ilgili harcama payının ise % 2.5’den % 2.2’ye düştüğü gözlenmiştir.



***


Düşük gelirli hanehalkları, yüksek gelirli hanehalklarına göre gıdaya iki kat daha fazla pay ayırıyor

Gelire göre sıralı % 20’lik gruplar
itibariyle tüketim harcamalarının dağılımına bakıldığında; birinci % 20’lik
grupta yer alan hanehalklarının gıda harcamasına ayırdıkları pay % 36.5 iken,
beşinci % 20’lik gruptaki hanehalklarının gıda harcamalarına ayırdığı payın %
18.6 olduğu gözlenmektedir. Eğitim hizmetleri harcamalarının oranı ise birinci %
20’lik grup için % 0.5 olurken, beşinci % 20’lik grup için % 3.1’dir.

Gelire göre sıralı birinci % 20’lik grupta yer alan hanehalkları toplam
gıda harcamasının % 13.5’ini yaparken beşinci % 20’lik grupta yer alan
hanehalkları % 27.6’ sını yapmaktadır. Konuta yapılan harcamaların % 9.5’i
birinci % 20’lik grupta yer alan hanehalklarına ait iken % 32.9’u beşinci %
20’lik grupta yer almaktadır. Toplam eğitim hizmetleri harcamalarında ise
birinci % 20’lik grubun payı % 2.1 iken beşinci % 20’lik grubun payı % 53.9’dur.

***

Harcama kalıpları, hanehalkının temel gelir kaynağına göre değişiyor

Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalklarının
toplam harcamaları içinde en yüksek payı % 26.8 ile konut harcamalarına
ayırırken, temel gelir kaynağı müteşebbis geliri olan hanehalkları en yüksek
payı ise % 26.2 ile gıda harcamalarına ayırmaktadır. Temel gelir kaynağı
emeklilik geliri olan hanehalklarının harcamalarında ise en yüksek pay % 30 ile
konut harcamalarına ayrılırken, bunu % 27.2 oranıyla gıda harcamaları
izlemektedir.

09 Haziran 2008 Pazartesi

9 Haziran haftası için hedefler

Kadir: VB kitabı, finansal bilinç girdisi, sayısal yaşam sunumu görselleri

Mustafa: Sayısal yaşam sunumunun gözden geçirilmesi

26 Mayıs 2008 Pazartesi

26 Mayıs haftası için hedefler

Ortak hedefler:
S'nin cevabını da dikkate alarak dijital yaşam metni üzerine nasıl ilerleyeceğimizi belirlemek
MS ile randevu almak

Mustafa için hedefler:
Atölye grubundan bir kişiyle canlı görüşme yapıldı. 3 kişiyle msn alındı. Bu 3 kişi ile birer msn görüşmesi gerçekleştirmek. İlgili bloga 4 kişi ile ilgili de birer yazı yazmak.
Bilinçsiz yeterli kitabı için 13, 14 ve 15. bölümleri yazarak kitabın ilk yazımını bitirmek
Pazartesi sabah tartısında 90 kiloya inmiş olmak

Kadir için hedefler:
VB Kitabını 15. bölümüne kadar toparlamak.

25 Mayıs 2008 Pazar

İnternetten Nasıl Para Kazanılır?

İnternetten nasıl mı para kazanırsınız? Aşağıdaki linkleri sizin için toparladım. Bir göz atın, başlangıç olarak işinize yarayacaklardır.

http://www.chip.com.tr/konu/internetten-nasil-para-kazanilir_5959_1_3.html

http://www.yazilan.org/internetten-nasil-para-kazanilir/
http://www.yazilan.org/internetten-nasil-para-kazanilir-ikinci-kisim/
http://paraver.blogcu.com/
http://www.hackturk.us/bilinmeyenler/57401-bilmeyenler-icin-internetten-nasil-para-kazanilir.html
http://e-nasilparakazanilir.blogspot.com/
http://www.bildirgec.org/yazi/adsense-alternatifleri-1
http://paraarama.tr.gg/
http://www.hitrehberi.com/internettenparakazanmak.htm
http://hologramblog.blogspot.com/2008/01/bir-sredir-maddi-konular-hakknda.html
http://www.byexploit.com/internetten-nasil-para-kazanilir/
http://www.kaanfakili.com.tr/internetten-nasil-para-kazanilir/
http://www.derki.com/joomla/index.php?option=com_content&task=view&id=504&Itemid=182&limit=1&limitstart=1
http://www.boncukcikolata.com/story.php?id=326

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Gelecekteki Geliri Harcamak

Paranız mı bitti?
Harcamalarınıza yetişemiyor musunuz?
O hep istediğiniz ıvır zıvırı almanın artık zamanı gelmedi mi?
Neden siz de lüks bir tatil yapmayasınız ki?
Gıda harcamalarınızı da taksitlendiriyoruz...
Maaşınızın 16 katına kadar kredi alın...
Tek bir SMS yeter, hemen krediniz hazır...
Peşin fiyatına 12 taksitler...
Şimdi al 3 ay sonra ödemeye başla...

Neden bütün bunlar?

Çünkü cebimizdeki parayı zaten aldılar. Artık alacakları para kalmadı. Bu durumda ne yapıyorlar? Gelecekteki kazancımızı şimdiden almak istiyorlar. İşte bu yüzden bize inanılmaz bir şekilde taksitle alışveriş yapmamız yönünde baskı yapıyorlar. İşte bu yüzden kredi almak bu kadar kolaylaştı.

Çünkü son tüketiciye satış yapan firmalar ve bankalar iş birliği yaptılar. Bankanın para satması lazım, firmaların ise ürünlerini. Ama bizim cebimizdeki para buna yetmiyor. O zaman taksit ve kredi aracını kullanmaları gerekiyor.

Peki ya bizim durumumuz? Bankalar ve firmalar para kazanıyorken bizim finansal durumumuz ne oluyor?

Olayı birkaç boyuttan inceleyelim. Ama öncesinde kredili alışveriş mantığını biraz daha anlamaya çalışalım. Kredili alışveriş dediğiniz şey, ister kredi kartı, ister banka kredisi, isterse de satıcının taksitli satışı olsun, ödemelerinizi peşin değil de taksitler şeklinde yapmanızı sağlayan bir ödeme biçimidir. Bu durumda siz cebinizdeki parayla ya da tasarrufunuzla değil de gelecekteki muhtemel kazancınızla harcama yaparsınız. Burada "gelecekteki muhtemel harcama" ifadesinin altını çizmemin nedeni kimsenin önümüzdeki günlerde olacaklarla ilgili bir garantisinin olmayışıdır.

Şimdi tam da bu gelecekle ilgili garantimiz olmayışı üzerine ilk boyuta bakalım. Kredili alışverişlerde aldığımız şeyin karşılığı için gelecekteki gelirimizi ipotek altına alırız. Yani bugün cebimde para yok ben bunu alamıyorum, ama bu yetmiyormuş gibi önümüzdeki aylardaki paramı da bu günden harcıyorum. Peki ya çalıştığım işyeriyle ya da benim pozisyonumla ilgili bir sorun çıkarsa ne olur? Normalde kredili alışveriş yapmasam sadece o ayın masrafları kadar bir yükümlülüğüm olacakken, kredili alışveriş yapmışsam, içinde bulunduğum ayla hiç ilgisi olmayan bir sürü ödemem daha olacaktır.

Diğer bir bakılması gereken açı ise, kredili alışverişin ortalama yaşam kalitemizi düşürmesidir. Diyelim ki 1000 YTL gelir üzerine oturtulmuş bir yaşam kaliteniz var, sonrasında toplam taksiti 100 YTL olan kredili alışverişleriniz oldu. Eğer bu alışverişler yemek, yiyecek, tatil vb gibi sonraki aylardaki yaşam kalitenize direkt etkisi olan şeyler değilse taksit sayınız kadar aydaki yaşam kalitenizi 1000 YTL den 900 YTL ye düşürdünüz demektir.

Kredili alışverişin bir başka boyuttan sıkıntısı paranızın hesabınızı yapmanızı güçleştirmesidir. Harcama, harcamadan sağladığınız fayda, yaşam kalitenizi etkileyişi ve ödemeler. Hepsi karmaşıklaşır. Bu karışıklık yanlış kararlar vermenize neden olur. Diyelim ki bir yıl için giyim harcamalarınıza 1000 YTL ayırdınız. 800 YTL harcamıştınız ve sonra birden taksitli indirimli kampanyalar patladı. Bir 500 YTL’lik daha harcama yaptınız ama bu harcamanın taksitleri diğer yılın bütçesine kayıyor. Bu durumda bu yılın bütçesiyle ilgili sorununuz yokmuş gibi düşünürsünüz, ama aslında yine gelecekteki gelirinizi harcamış olursunuz.

Şimdi gelelim bankaların çılgınlığına, maaşınızın 16 katına kadar kredi veriyoruz...
Nasıl veriyorsun, hadi sen veriyorsun da ben geri nasıl ödeyeceğim...
Düşünsenize zaten zar zor geçiniyorsunuz, aylık geliriniz 1000 YTL ve bunun 16 katı kredi alıyorsunuz; 16000 YTL. Bakın başınıza ne geliyor.

Bir bankanın internet sitesinden kredi ve taksit hesaplama bölümünü kullanarak hesapladım: 16000 YTL için aylık %1,88 faiz oranıyla 120 ay taksitli ödeyecek olsanız aylık ödemeniz 387,61 YTL!!
Gelirinizin neredeyse %40'ını kredi geri ödemesine veriyorsunuz!! Peki, bu krediyi nasıl bir yerde kullanacaksınız ki yaşamınız %40 daha az gelirle sürdürmeye yetsin. Eğer yapacağınız yeni bir koltuk takımı ya da LCD televizyon almaksa zaten hayatınız bitirdiniz demektir!

Uyanık olmalıyız!
Çok uyanık olmalıyız. Çünkü bizim bugünkü gelirimizi cebimizden almış, yarınki gelirimize göz dikmiş profesyonel firmalarla başa çıkmak durumundayız. Bizim amacımız daha fazlası olmalı. Gelecekteki gelirimizi harcamak değil, geleceğe tasarruf yapmak zorundayız. Çünkü gelecekte enerjimiz, gücümüz düşecek, iş bulma ihtimalimiz azalacak. Emekli maaşımızla yaşamak zorunda kalırsak yaşam kalitemizi çok çok düşürmüş olacağız. İşte tüm bu nedenlerden dolayı cebimizdekine ve gelecekteki gelirimize sahip çıkmamız gerekiyor.